Ahmet Kaya Sözleri

2025 yılında, birbirinden etkileyici Ahmet Kaya Sözleri ile sizlerleyiz. Bu Ahmet Kaya Sözleri sayesinde sevginizi kısa, anlamlı ve güzel sözlerle ifade edebilir, duygularınızı özel bir şekilde paylaşabilirsiniz. Bu sözleri sosyal medya hesaplarınızda paylaşarak sevdiklerinizden beğeni alabilirsiniz.




Giden bu yolculardan en çok ben şanssızım. Ne kadar çok yaşadıysam o kadar çok yalnızım.
Hesabım kalsın mahşere elimi yıkar giderim.
Söyle sen neredesin ben nerde.
Ben giderim geri gelmem benden sonra kalan kalır.
Dün gece gördüm düşümde seni özledim anne. Gözlerinden akan bendim. Düştüm göğsüne söyle canın yandığımı anne.
Şimdi saat yokluğunun belası sensiz gelen sabaha günaydın.
Ben hep uçurum kıyılarında dolaşmayı hep rüzgâra karşı koşmayı uğultulu bir hayatın sesini ve öfkesini ciğerlerimde hissetmeyi aşkı devrimleri başkaldırmayı muhalif olmayı cesareti sevdim. Ve böyle yaşadım.
Acımasız olma şimdi bu kadar dün gibi çekip gitme.
Ölümü özledim anne yaşamak isterken delice.
Bazen bir uçurum kalır bazen de martıların ardından. Velvele koparan bir leş kalır bir intihar gibi puşt olunca sevdalar.
Ceketimi yağmurlara astığımdan beri tehlikeli şiirler yazar dünyaya sataşırım.
Sensiz geçmiyor bu günler biliyor musun? Yüreğine beni beni soruyor musun? Öyle yalnız yalnız kaldım biliyor musun türküler söyledim sana duyuyor musun?
Beni bilimle anla iki gözüm felsefeyle anla ve tarihle yargıla.
Bizi zaman yenecek ve anılar kalacak.
Dostum dostum güzel dostum. Bu ne beter çizgidir bu. Bu ne çıldırtan denge. Yaprak döker bir yanımız bir yanımız bahar bahçe.
Şimdi gözlerime ağlamayı öğrettin ki bu yaşlar utangaç boynunun kolyesi olsun.
Sırtını duvara yaslar sırtını ağaca yaslar susarsın. Sen artık hiçbir sözü hiçbir sözü kaldıramazsın.
Bozar mı sandın acılar?
Sana boncuktan kuş yaptım konacak pencerene.
Sensiz isyan ettim her an dünyam kahır dünyam zindan yine başım duman duman olmadan gel.
Sanki gökten kar yerine kan yağıyor kar altında üşümüş bir çocuk ağlıyor. Yaşlı gözleriyle bana bakıyor akan gözyaşını içesim gelir.
Sakin göllerin kuğusuyduk olmasaydı sonumuz böyle.
Firarilerin uzmanı olmuşum bütün istasyonlarda afişim durur beni bir çocuk bile vurur.
Gözüm yaşarıyor yüreğim yanıyor olmasaydı sonumuz böyle.
Bir kenar mahalleliyim mecburen uzaktan severim…
Ben klasik bir kadere teslim olmak istemiyorum ve öldükten sonra değil şimdi anlaşılmak istiyorum.
Siz benim neden sustuğumu nerden bileceksiniz.
Depremler oluyor beynimde.
Yalnızlığım benim pasaklı kontesim ne kadar rezil olursak o kadar iyi.
Arka cebimde iki metrelik kefenim duruyor. Her an hazır ve nazır. Ölürsem hayatımda istediğim bir tek şey var. Asla bu ülkeyi sevmiyor demesinler asla yani. Ben Edirne’den Ardahan’a kadar bu ülkeyi çok sevdim.
Yanımdasın susuyorsun. Susuyor konuşmuyorsun. Bakıyor görmüyorsun. Dokunsan donacağım. İçimde intihar korkusu var. Bir gülsen ağlayacağım bir gülsen kendimi bulacağım.
Dışarıda kar yağıyor benim içime yağmur.
Şimdi bütün iyi niyetlerimi bir bir yargılayıp asıyorum.
Suçu saz çalmakmış öğrendiğim kadar.
Bu hasretlik kalır gitmez teninde! Eksilmez acılar ezik yüreğimde.
İki damla gözyaşımla satıldım pazarlarda kırdılar yüreğimi kırdılar azarlarla sürgünlere yolladılar sabah dörtte yağmurlarla. Ben yandım siz yanmayın ALLAH aşkına.
Varsın böyle geçsin yabancı günler varsın canımı yaksın yine yalnızlık. Seninle doluyken baktığım dünler yıkar mı sandın beni bu yalancı ayrılık.
Parmak uçlarına değen sıcaklık incinen bir hayatın yarasıdır.
Haykırsam duyamazsın. Çağırsam gelemezsin. Yürekten sevemezsin sen.
Bana böylesi garip duygular bilmem neye gelir nereye gider döndüm işte acı yüreğimden beynime sızar bu günde ölmedim anne.
Bırak ay gitsin sen kal bu gece.
Kendine iyi bak. Beni düşünme. Su akar yatağını bulur.
İhanetin zincirini tutan utansın. Dönüp arkasına bakan utansın. Dost diye bağrıma bastığım insanlar arkamı dönünce vuran utansın.
Firarilerin uzmanı olmuşum bütün telsizlerde adım okunur.
Söyle ay doğmadan düşmesin yaş gözüme.
Dibine vurmuş gecelerden geldim. Yalanım yok. Bir cebimde küfür bir cebimde çocuklara şekerle yaşadım. Hepimizin gurbetindeyim şimdi.
Bir türkü mor dağların emanetidir. Firari mahpuslara bir avuç su. Bir türkü dilimi içerdekine.
Söyle yağmur söyle. Değmeden yüreğime. Söyle gökyüzüne. O nerde.
Hey gönül gene bu gece kederim geceden yüce. Gel susalım beraberce böyleymiş kara yazımız.
Bir menekşe kokusunda seni aramak var ya bu hep böyle böyle gider mi?
Artık sigarayı günde üç pakete çıkardım. Olsun gözüm olsun. Ne olacaksa olsun!
Acılardan arta kalan işte bu bakışlarmış. Buğu diye gözlerimde gün batımı bulutlarmış.
Kısa çöp uzun çöpten hakkını alır elbette.
Bu dağlara bu yollara toz eyledi aşk beni. Ben yanarım aşk için ben yanarım gül için.
Kokunu verirken vazomda güller yıkar mı sandın beni bu yalancı ayrılık.
Bir ben kaldım bir ben kaldım tenhasında gecenin avutulmamış ben.
Sonbahar damlardı damlarımıza biz seninle sararırdık. Aydınlansın diye şu kirli yüzler biz durmadan savaşırdık.
Birazdan kudurur deniz.
Dostlukmuş. Ölüme yürümekmiş. Üstüne titremekmiş. Vefaymış! Aşk dediğin zavallı bir kapıyı duvara çarpıp çıkıncaya kadarmış!
Saçlarına yıldız düşmüş koparma anne ağlama.
Giderim buralardan giderim bir akşamüstü. Umurunda olmaz umurunda olmaz umurunda olmaz bilirim.
Ağladım gözyaşlarım düştü ateşe yine de bu yangını söndüremedim.
Yüzlerce soğuk namlu üzerime çevrildi yüzlerce demir tetik aynı anda gerildi.
Dedim ya hiç yoktan susturuldu şarkımız.
Kırmızı rujlu sokakların aşağılık pazarlıkların adı anılmayacak benle. Bir çiçeğim halk ormanında fışkırdım başkaldırıyorum.

Diğer Güzel Sözler Yazıları
1 Euro Kaç TL