Aşk Sözleri

2026 yılında, birbirinden etkileyici Aşk Sözleri ile sizlerleyiz. Bu Aşk Sözleri sayesinde sevginizi kısa, anlamlı ve güzel sözlerle ifade edebilir, duygularınızı özel bir şekilde paylaşabilirsiniz. Bu sözleri sosyal medya hesaplarınızda paylaşarak sevdiklerinizden beğeni alabilirsiniz.




Gerçek aşk şans oyunları gibi hayali bile mutlu ediyor insanı. Fakat tutturabilene aşk olsun.
Hangi ara seni bu kadar sevdim bilemedim. Gecemi aydınlatan, gündüzümü ışıtan yar.
Bazen bu acı bu yüreğe fazla dersin kendine. Ama hata bizdeki küçücük yürekle kocaman sevmişiz. Ne haddimize.
Şakağıma bir silah dayasan, ellerinin güzelliğine ağlarım.
Yanıma gelmediğinde rüyalarıma beklerim.
Sen bana Allah’ın emanetisin. Seni sevmek aşktır bana.
Sana en muhtaç olduğum şu anda gel. Yaşamak olsan da gel, ölüm olsan da gel. Ümit Yaşar Oğuzcan
Yağmur gibi sev beni kaçmak mümkün olmasın.
Çok solcu gördüm ben bu hayatta ama kimse senin gibi kalıcı devrim yapmadı “SOL” yanımda.
Konu ne zaman senden açılsa kapatmaya kıyamıyorum.
İçin ağlasa da kim duyar seni? Kim anlar dışarıdan olup biteni? Leyla nın yüzünü görenler bilir Mecnun un kalbine batan dikeni!
Şayet aşkın tohumu düşmüşse gönlüne, suyunu esirgeme aşkın hakkını yeme Pişman olursun ömrünce.
Geceye ay düşer, aklıma gözlerin. Bu nasıl özlemek. Özlemek ne demek. Ucu bucağı yok, dibi sonu, yok koyusundan özledim. Fırtınalar koparıyor gözlerim ve gözlerin aklıma mühür. Özlemek ne demek?
Sen bazen en zifiri karanlık gecemin güneşi, sen bazen yaşanacak hayatin cesaret verecek mutluluk yani, sen bazen ve her zaman sevgimin tek nedeni.
Sensin, kalbim değildir. Böyle göğsüme vuran. Sabahattin Ali
Mevsimlerden sonbahardayım, senin yüzünden. Dünyadaki herkes için herhangi biri ama herhangi biri için dünyalara değersin.
Aşk koskoca dünya nüfusunu bir anda sadece iki kişiye düşürmeye yarar. Nüfus sayımına gerek yoktur çünkü aşk hiçbir zaman yerinde saymaz.
Aşktan yana yaşadıklarımı bilseydin eğer, halen sevebiliyor oluşuma âşık olurdun… Elif Şafak
Aşk bazen o elini ilk tuttuğundaki sıcaklık gözlerine ilk baktığındaki o ışık ve tenine ilk yaklaş tığındaki o tutkudur.
Ya çok yanlış zamanda karşılaştık ya da hiç karşılaşmaması gereken iki insandık. Biz neydik bilmiyorum. Sevgili desem değil aşık desem değil bildiğin rastlantıydık işte ondan öteye gidemedik.
Sen en güzel şiirlerin bile kuramadığı kafiyesin.
Ey canımın sahibi Yar! Sen benimle olduktan sonra kaybettiklerimin ne önemi var. Mevlâna
Benim yolumda, solumda, soluğumda sonumda hep sen varsın.
Aşksız olma ki ölü olmayasın. Aşkta öl ki diri kalasın. Mevlâna
Unuturum diye uyudum, yine seninle uyandım. Belli ki uyurken de sevdim seni.
O kadar yakınsın ki seni ben sandım, sana o kadar yakınım ki beni sen sandım. Sen mi benim ben mi sensin şaşırdım kaldım. Mevlâna
Aşk; tam anlamıyla seni gördüğüm anda ya da sesini duyduğumda kalp atışımın sanki yanımdan atlılar geçiyormuş gibi atmasıydı…
Senden önce eksiktim. Şekersiz çay gibi. Sonra sen geldin çayıma şeker yüreğime ilaç oldun hoş geldin. İyi ki geldin hep bende kal sevgilim…
Ben seni özlerken üşürüm, yağmurların altında tiril tiril titrerim. Üşümeme tek son verecek kişi sensin sevgilim.
Yüreğini yasla bana sevgili, bir ömür birbirimize yük olalım.
Bir umut vardır hiç tükenmeyecek, bir hasret vardır çekilmeyecek, birde ölüm vardır, bir gün elbet gelecek ama sana olan sevgim ne ölecek ne de bitecek.
Ben seni saçlarının beyazladığı günü görmek isteyecek kadar çok ve delice.
Sen hep gülümse ki yüreğinin güzelliği gülüşlerinde canlansın.
Dur ve dinle! Duyduğun her ayak sesi benim olabilir. Çalan her zilde benim parmağım kalmıştır. Perdeleri ardına kadar kapatma belki karşı binanın çatısında sana el sallayan ben olabilirim.
Aşk seni koklamaktır. Senin kokunu alıp içime çektiğim sonra sana kendimi verdiğim her nefesin diyetidir. Seni koklamaya doyamayıp zamanın durmasını istemektir.
Bazı duyguları yazamazsın. Anlatamazsın. Çünkü tefsiri ancak his ile mümkündür. Bu yüzden sadece yaşarsın.
Aklım mı? O yüzsüz bir misafir. Hep sende kalıyor.
Kendimi görebileceğim en güzel ayna bana aşkla bakan gözlerindir.
İstisna bir yara gibi kal bende. Hayra yorulan düşlerim ol. Böl gecemi, destursuz gir mabedime, şifa niyetine dokun yüzüme.
Aşkı aşıklar anlar diyorsun ben anlamazsam eğer bu solumda yanan sızı ne?
Okyanusla gökyüzü gibiydik biz seninle. İkimizde maviydik birlikte gibiydik. Aslında hiç birleşmemiştik.
Dünyadaki herkesin parmak izinin farklı olması kimsenin sana benim gibi dokunamayacağının kanıtıdır.
Ben gökyüzü olsam sana kuş olmak yakışır.
Aşk başlamadan güzel, Kalplerde heyecan Bakışlarda korku olduğu zaman güzel… Birbirimize sezdirmemek için çırpınış, Başkaları görmesin diye çabalayış, Gözlerim gözlerinin mavisine değdiği zaman.
Bir kelimeye milyonlarca anlam yüklediğim felsefemsin. Sen olmadığın zaman anlamsız kalırım, gereksiz olurum.
Fizikte bir teoriye göre bazı sesler kalp atışınızın hızlanmasına neden olabilir. Benim için bu ses senin sesin.
Çekmeye razıyım kaprislerini istersen zincire vur ellerimi. Ne olur bir tanem, anla halimi ben hala deliyim, hala sevdalı. Selami Şahin
Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni; önce bana, sonra bana, sonra yine bana bak.
Öptüm geceyi aydınlatan gözlerinden.
Şimdi senin her yerini yine sevesim geldi seni avuç içlerindeki çizgilere kadar.
Seni kokundan öpüyorum.
Sarıl be! Öyle bir sarıl ki beklediğim her güne kırıldığım her ana değsin. Öyle bir sarıl ki tüm kırıklarımı toparlasın. Hatta öyle bir sarıl ki seviyorum diyenler sevgisinden utansın.
Aşk bir rüyadır. Kimi gerçekten sadece hayallerinde yaşar. Kimi yaşarken gözleri ve yüreği ile görür. Bildiğin rüya işte, yaşarken yaşanan mucize; gözü açık rüya görmektir seninle aşk…
Dua gibisin bana. Ne vakit seni ansam, bir huzurun içine düşüyorum.
Hayır! Bu sana son şiirim olmayacak. Ne de son şarkı sözlerim. Asla! Yazacağım her gün yeniden. Her gün bir öncekinden fazla… Ahmet Selçuk İlkan
Aşk acısı olsa da sev, sev ki kalbim bağrım çatlasın.
Gözlerin gözlerime değdiği anda anladım sol yanım olacağını. Dünya durdu sanki ve tek duyduğum ses; kalp atışımdı.
Bir lades tutuşsak, nesine desen, sesine derim. Bilirsin yüzün aklımdadır hep, ben sesini özlerim.
Bahara gerek var mı? Bahar zaten sesin yârim.
Sen benim görmek için, bakmaya gerek bile duymadığım ezberimsin.
Aşk tenini nefsetmek değil, ruhunu resmetmektir. Bedenini bedene değil, kalbi kalbe hapsetmektir.
Sen mi? Alırım bir ömür.
Şimdi o kadar zor ki geri dönmek seni unutup başkasını sevmek ama bir şeyi anladım çok zormuş sevilmeden sevmek.
Sana hasret yaşadığım her bir saniyenin değerini bilirim. Çünkü sana kavuştuğumda çektiğim hasreti kutsal yapan geçmişin izleri olacaktır.
Hani derler ya ben sensiz yaşayamam diye işte ben onlardan değilim. Ben sensiz de yaşarım ama seninle bir başka yaşarım. Nazım Hikmet
Belki hiçbir evrakta isimlerimiz yan yana gelmedi. Ama gayri resmi birçok hayalde ben seninle aynı yastıkta yaşlandım.
Ölümü boş ver, kefenim sen kokacak mı onu söyle?
Gözümle gördüğüm değil, gönlümde kördüğümsün. Çözmeye niyetim yok, sen benim ömürlüğümsün.
Seni bana veren rabbime şükürler. Yaşanan senli her anıma şükürler. Göz görüp gönlüm severse sevgim için seni gören gözlerime teşekkürler.
Çünkü her bir zerrem aşık her bir zerrene.
Geleydin bir çay içimi, sen çay dökerdin, ben içimi.
Evimin içinde ayak seslerini duymak istiyorum. Sabahın bir vakti uyanınca daha gözlerimi açmamışken nefesin yüzme değsin istiyorum.
Dur ve dinle! Duyduğun her ayak sesi benim olabilir. Çalan her zilde benim parmağım kalmıştır. Perdeleri ardına kadar kapatma belki karşı binanın çatısında sana el sallayan ben olabilirim.
Aşk tüm dünya insanları içinde sana tanıdığım ayrıcalıktır.
Sevdan benim gönlüme düştü. Başını gel göğsüme yasla. Beni artık sen gel kıyasla. Bir başkasıyla olmam asla
İstediğin kadar uzağa git. Hep aynı gökyüzünü paylaşacağız.
Ama ben uyuyamadığım geceleri sana helal etmiyorum.
Bütün şairler sana mı aşıktı ki her okuduğum şiirde, dinlediğim ezgide sen vardın.
Kimsenin önüne yüzümü eğmeyen ben, ilk defa sana gözyaşı döktüm. İlk defa sende doğdum, son defa senle öldüm.
Öyle bir seveceksin ki, yüreğinden kimse ayıramayacak. Ve öyle birini seveceksin ki, seni gözleriyle bile aldatmayacak. Can Yücel
Tünelimin sonu sensin sevgilim, tüm karanlığımın söndüğü yer sensin.
Ad koyunca büyüsü bozulur diye, isimsiz, izinsiz, içimden seviyorum seni.
Aşk ve yangın birini daima bitirir. Netice olarak ikisi de düştüğü yeri yakar.
Şehrime gel sevgili. Yarın çık gel. Bırak her şeyi bir bekleyenim var de gel. Gel ki bu şehir adımlarınla anlamlansın. Gel ki bu şehir nefretim olmaktan çıksın. Gel ki nefes alayım. Gel. Nazım Hikmet
Tek kaldı dünyam, dünyam olur musun? Deniz kadar sevdim, dalgam olur musun? Ateş gibi yandım, alevim olur musun? Hiç âşık olmadım desem, âşık olur musun?
Mutluluğu sende bulan senindir ötesi misafir.
Havanın serinliği tenini ürpertmesin, bedenim yanında olmasa bile, ruhum hep senin yanında.
Aklımda işin yok! Durup durup aklıma gelme. Yanıma gel, mevzu kalbimde!
Tabaklarda kalan son kırıntılar gibiydi sana olan sevgim. Sen beni hep bıraktın; Bense hep arkandan ağladım.
Ya tam açacaksın yüreğini ya da hiç yeltenmeyeceksin! Grisi yoktur aşkın ya siyahi ya beyazı seçeceksin.
İçimde bir sevgi var ta kalbimde. Anlatılmayacak kadar derinde. Canım desem, sevdiğim, sevgilim, bir tanem desem. Bütün sözler yetersiz. Aşkın içimde tarifsiz…
Şiir gibi gülüşü var. Mısra mısra öpmek istiyorum.
Diğer yarım filan yok benim can, sen benim tamamımsın.
Sen olmayınca buralar buz gibi. Sensizlik bir iklim adı şimdilerde…
Sen aklım ve kalbim arasında kalan en güzel çaresizliğimsin.
Seni düşünmek güzel şey… Dünyanın en güzel sesinden, en güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey…
Seni severken haddimi aşmak istiyorum. Öylesine sonsuz. Öylesine soluksuz. Nefesimi keser gibi.
İkimizin hayali de aynıysa ortak bir yerde buluşmanın zamanı gelmiş demektir. Mesela sen ve ben aynı hayatta?
En delisinden sonsuzundan, akla zarar deliye kar. Özledim.
Ve aşk senin tenezzül bile etmediğin gözlerimde kaldı.
Gördüğünü herkes sever sen onda görmediğini bulacaksın. Eğer gerçek aşk istiyorsan ten e değil kalbe dokunacaksın.
Seni niye mi seviyorum geçmişin içinde kaybolmuş beni, yeniden hayata döndürdüğün için.
Elini tutup, gözlerine baktığım seni seviyorum diye haykırdığım, son aşkım sen olur musun?
Biz seninle bir salkımın iki aşık üzümüyken, başka şişelerden şarap olmuşuz, başka hayatlarda harap olmuşuz. Biz seninle bir denizin iki aşık balığı iken, başka sularda yüzüp durmuşuz, başka kıyılara vurmuşuz.
Canımı kapına yüreğimi ellerine ruhumu bedenine uykumu yatağına öpücüklerimi dudağına göndereceğim! Ve yemin ederim seni ölünceye kadar seveceğim!
Bir bozuk saattir yüreğim hep sen de durur.
Misafir gelecekmiş gibi evini ölüm gelecekmiş gibi kalbini temiz tut. Mevlâna
Benimle bir ömür geçer mi ki? Dedim. Seninle geçirmeye ömür yeter mi? Dedi. İşte bu bana bir ömür yetti. Özdemir Asaf
Sen gidersen sesin gider kokun gider yüzün gider. Ay dolanır pusularda, tenim titrer ve gecem biter.
Sen benim gökyüzüne gönderdiğim duamın yeryüzündeki cevabısın.
Aşk, yer yerinden oynasa da; yâri yürekteki yerinden oynatmamaktır.
Seni o kadar seviyorum ki anlatamam hani çocuk bir çift ayakkabıya sevinir ya masumca işte öyle seviyorum seni. Seni görünce öyle rahatlıyorum, öyle sakinim, öyle mutluyum ki o çocuk vardı ya onun bayram sabahı sevinci gibi abartmıyorum insan mutlu olduğunda çocuktur aslında.
Seni, kanser hastası bir çocuğun son kirpiği gibi koruyacağım. Kanımın son damlasına, canımın son nefesine kadar…
Kaybetmekten asla korkmadığım son sınavıma yüreğinin dersliğinde giriyorum. Öğrenci benim, öğretmen sensin.
Bir gülüyorsun bir gülüyorsun sen tamam diyorum dünya bitti kapatın gidelim.
Gâh eserim yeller gibi gâh tozarım yollar gibi. Gâh akarım seller gibi. Gel gör beni aşk neyledi. Yunus Emre
O kadar güzel bakıyorsun ki bazen bütün dünya kör olsun istiyorum.
Bana yüzünü dönme gece oluyor sanıyorum.
Telaşımı hoş gör, ıslandığım ilk yağmursun.
Adını gökyüzüne yazdım her sabah sende doğsun diye, yüreğini yüreğime yazdım canın yandığında benimle yansın diye, adını canım koydum sen öldüğünde bende öleyim diye.
Bana eksiklerimi sorma. Sen, derim tamamlayamazsın.
Ne neşe isterim ne hayatımda bir gurur. Senin yokluğunda kalbim senin adınla durur.
Ve beni birden bire yüzünü değil, gözünü değil, sesini göresim geldi ey güzel.
Sen de gördüğümü görecekler diye ödüm kopuyor.
Evet ağlamaklı oluyorum demdir bu. Hani kurşun sıksan geçmez geceden. Ve zehir zıkkım cigaram. Gel artık.
Aslında aşkı yağmura benzetmek lazım. Göğüne bir türlü dönmeyi düşünemeyen yağmura…
Kalbim ki kendisine kefilim. Adınla uyandı bu sabah.
Kalbim ellerinde bir kalem; ister mutluluk yaz bana, ister elem.
Kapına geldim. Ve ben, ben olmaktan vazgeçtim. Sen yeter ki kim o de. Kim olmamı istiyorsan o olmaya geldim. Mevlâna
Sen görmesen de, ben yaşıyorum, sen bilmesen de, ben özlüyorum, sen duymasan da, ben söylüyorum seni seviyorum.
Sevdim. Çünkü bir tek ona sarılınca yuva gibi kokuyordu içim.
Nedir senin gerçeğin. Aşk kime yakışır vuslat kime? Canı seni çekene mi senin için canından geçene mi?
Ad koyunca büyüsü bozulur diye, isimsiz, izinsiz, içimden seviyorum seni.
Sen bile bilemezsin gülüşün ben de kaç bahar eder.
Hep aklıma geliyorsun bak gördün mü senin de gidecek başka yerin yok. Özdemir Asaf
Sizi hayallerinden vazgeçecek kadar seven bir kalp bulduysanız Allah’tan yeni bir ömür isteyin. Çünkü bir ömür yetmez onu sevmeye.
Gönül sevgiliyi bulmuşsa, kuru dal bile çiçek açar. Mevlâna
Yine gece yine hüzün ve yine içimde sen… Ve yine biliyor musun? İçimde sen olunca hüzün de güzel.
Ben utangaç bir kalbi taşırım geceden. Ben sana âşık olduğumu, ölsem söyleyemem…
Ah o mavi gözlerin yok mu? Baktı mı insanı derinlere daldıran. Bana bir kez gözlerinle gülsen çok mu? Sendin gözlerinle beni kandıran.
Sonunda aşk acısı olsa da sev, çok sev. Usul usul gir yüreğime, kalbim bağrım çatlasın!
Ona bakmaya kıyamamak mı, yoksa bakıp da doyamamak mı aşk.
Sen benim yıldız kayarken tuttuğum dilek değil ezan okunurken ettiğim duamsın.
Ben sadece sevmeyi biliyorum, unutmayı öğrenemedim.
Yalansan yalanı severim elimde değil.
Bir gün zaman kayar ellerinden tutamazsın. Öylesine bendesin ve öylesine sendeyim ki artık unutmak istesen de unutamazsın.
Burası gönül demliği yar. Dile dua, çaya dem, yüreğe kıdem. Aşk’a vefalı olan gelsin.
Son nefesimde sen derken yanımda olur musun? Yazdığım en güzel aşk şiirinin kahramanı canım sen olur musun?
Yemin ederim intiharsın sen seve seve edilen.
Seni anlatabilsem seni. Yokluğun cehennemin diğer adıdır. Üşüyorum kapama gözlerini. Ahmet Arif
Belki de konuşuyordur gözlerin. Ama ben gözce bilmiyorum ki. Sessizce biliyorum, usulca biliyorum, masumca biliyorum.
Aşk çare midir yalnızlığa? Yoksa tutsak mı eder yüreğine? Ya da uçurur mu kafesindeki çırpınan kuşu, özgür bırakır mı? Aşk nedir sahi? Aşk sevmektir sevginin de doz aşımı yoktur. Korkmayın doya doya sevin sarmalayın sevdiğinizi…
Bir gün bir yerde tekrar karşılaşırsak eğer, benimle yine tanış yine seveyim.
Acılarımı bile tatlandırıyor aşkın. Yıkıma terkedilmiş kalemin bütün hücrelerine sürülmüş iksir gibisin.
Seni seyrettim camdaki buğuda, suya dönüşen nefestin. Sızdı damla aşağılara, camı aştı hayalin, dışarıya geçti. Ben denizlik, sen birikintiydin.
Yar, bütün şiirlerime sebep ettim seni, hakkını helal et!
Sen benim ilk şiirim, ilk kavgam, sen benim 17 yaşımsın.
Benden nefret edenlerle meşgul olacak vaktim yok çünkü ben bana değer verenleri sevmekle meşgulüm.
Gözlerime bakarken gözlerinin içi gülüyordu, nasıl sevmezdim?
Seni düşünürken içim geçmiş, severken de ömrüm.
Ey sevgili heyben acıyla dolar da nefes alamazsan gel. Huzur bulacağın kıyılarım senindir. Umutların solar kurur da su bulamazsan beraber sulayalım gözyaşlarım senindir. Kanadın kırılır da maviye uçamazsan ne güne duruyor al, kanatlarım senindir. Çaresiz çilelere bir umut bulamazsan, kendime ettiğim dualarım senindir. Mevlâna
Ötesi yok bu duanın benim ol. Benimle, aklınla, aşkınla bin yaşa.
İyi geceler canım derdin. Gecenin iyiliğinden çok, canın olma düşüncesi yeşerir dururdu içimde.
Ağzımdan çıkacak söz olsan konuşmam gözümden akacak yaş olsan ağlamam kalbime hapsettim seni hiçbir yere bırakmam.
Denize ilk kez giren çocuk masumiyetiyle seviyorum seni. Boğulacakmışım gibi.
Sen benim en doğru yanlışım. Tövbesi olmayan günahımsın. Uzak duramadığım yasaklım en açık ettiğim saklımsın. Sen başımdan giden aklım, severek çektiğim ahımsın.
Sana yerine getiremeyeceğim sözler veremem, fakat istersen hiç kullanılmamış tertemiz bir kalp verebilirim.
Kalemi icat edene saygım sonsuz ama senin sıcacık yüreğin olmasaydı bu kalem kâğıda dokunamazdı.
Sen gecemi gündüze çeviren ayım, gündüzse beni ısıtan güneş, sen içimde kanayan yaram, beni yakan ateşsin. Ve sen benim için aldığım nefes kadar kıymetli paylaşılması mümkün olmayan bir eşsin.
O kadar güzel gülüyor ki tamam diyorum bu kadar yaşadığım yeter.
Dün gece Çoban Yıldızı ile seni bekledik deniz kenarında sabaha dek. Denizin mavi sularında gözlerinin izi kalmış. Şafak söktü ben deniz kenarında kaldım yalnız sırılsıklam.
Yanlış olduğunu bile bile yürüdüğüm yolsun sen.
Ne kadar yaşarsan yaşa, sevdiğin kadardır ömrün. Gülebildiğin kadar mutlusun üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin. Sakın bitti sanma her şeyi, asıl şimdi başlıyor.
Senin gözbebeklerin var ya kadın kadın gülen insan insan bakan gözbebeklerin. Beni tutsa tutsa gözlerin tutar ayakta. Beni yıksa yıksa gözlerin yerle bir eder. Bir açarsın ki mutluyum. Bir kaparsın her şey elimden gitmiş.
Benim sende gördüğümü o güzellikleri görecekler diye ödüm kopuyor.
Canım benim bilir misin? Canım dediğimde içimden canım çıkıp sana koştuğunu duyarım hep. Ahmet Arif
Birinin gözlerine bakmak, onun rüyalarına girmeyi göze almak demektir. Sevmeye kabiliyetin yoksa o gözlere bakmayacaksın.
Seni düşünürken içim geçmiş, severken de ömrüm.
Öyle biri var ilk görüşte değil her görüşte âşık oluyorum.
Yeter ki diline dolanayım; istersen bir küfür, istersen bir şarkı olayım.
Derdimin dermanı sensin. Bana bir duanın amini gerek.
Her gelen sevmez ve hiç bir seven gitmez derler. Oysa ben geldim seviyorum gidiyorum hala çok ama çok seviyorum.
Aşk senin gülüşünde saklı…
Ben seni ne ara bu kadar çok sevdim.
Senin saçlarından açan papatyalar sarsa tüm dünyayı, tüm gezegende bahar olurdu.
Seni bulmaktan çok aramak isterim! Seni sevmeden önce anlamak isterim! Seni bir ömür boyu bitirmek değil de sana hep yeniden başlamak isterim…
Şurama batan, şurama batana özlem demeselerdi bıçak derdim.
Sen güldün ben bir yudum daha içtim çaydan. Yoksa nasıl açıklardım, içimdeki sıcaklığı.
Bana kimse sen gibi baktı mı bilmem, ama ben kimseye sana baktığım gibi bakmadım.
Sen benim hiç bıkmadan saatlerce seyre daldığım, tövbe tutmayan en tutkulu sevdamsın.
Dışarıya yağmur, yüreğime hasret, fikrime sen. Nasıl yağıyorsunuz üçünüz birden bir bilsen.
İnsana imtihan için özlemek yeter, bir şehri, bir sesi, bir nefesi. İmtihan için bir sen yeter…
Sensiz geçen günlerimin kazası yok sevgilim.
Gözlerin gözlerimin önünde perde oldu. Nereye baksam seni görüyorum. Dilimde senin adını sayıklıyorum. Sonsuz aşkım sen olur musun?
Sen hep gülümse ki yüreğinin güzelliği gülüşlerinde canlansın…
Biz sevdamızı çöpte bulmadık ki çöpe atalım.
Sokak lambası sessizliğiyle aşığım ben sana; kimi zaman parlayıp, kimi zaman yanarak.
Git diyorsun da, olmuyor işte git demekle. Ben de sana sev diyorum mesela. Sevebiliyor musun?
Aşk dediğin nedir ki? Tenden bedenden sıyrık çocukların içinde yaşadığı bir çığlık… Ahmet Hamdi Tanpınar
Bazen aşk iki lafı bir araya getirememektir. Seni dersin. Tükenir nefesin.
Seninle her şeye varım ben sen benim uğurlu yolumsun. Yıldızlara yürürüm senle sen iste canım senin olsun.
Varlığınla başlayan bir günün yokluğunla bitmesine alışamadım. Aklımda olduğunun yarısı kadar yanımda olsaydın, hiç sesiz kalmazdım.
Sensiz bir gün daha akşam oldu. İçim el vermiyor. Biz buna “gün” demeyelim.
En modern alışkanlıktır ölmek ben seni doğasıya seviyorum.
Kömür karası sevdam var benim, tıpkı gökyüzündeki yıldızlar kadar güzel, bir o kadar da göz alıcı kirli insanlardan uzak tertemiz engin denizlere benzeyen gözlerini hapsettiğim damarlarımdan akıp giden nefesinle kalbime ulaştın, sen benim yaşayamadığım her şeysin sen cansın heyecansın.
O senin neyin olur dediler. Uzaktan dedim uzaktan yandığım olur kendisi.
Eğer adına eşlik edecekse soyadım, Allah için ahirete kadar senindir sol yanım.
Böyle delicesine sevmişken hayallerimde seni süslerken, gözlerin gözlerimi görmüşken olumsuz aşkım sen olur musun?
Kim istemez mutlu olmayı, ama mutsuzluğa da var mısın?
Ah sevda bahçemin tutsak çiçeği. Ben seni oraya hapsettim. Seni hapsettim kırık bir aşk şarkısı eşliğinde. Hüzne buladım seni. Deniz meltemlerini okşayan saçlarını hapsettim kalbimin kıvrımlarına. Ordasın artık. Oradasın ve ne kadar olman gerekiyorsa.
Öyle uzaktan seyretme adına hayran olduğum yar. Buyur gel ömrüme ömrüm, ömrün olsun. Mevlâna
Rize gibi olmalı aşk, arkana baktın ı yemyeşil tutkular, önüne baktın mı masmavi umutlar.
Gülümse biraz ilaç alacak param yok çünkü.
Yürek yüreğe değmişse elin eline değmesine gerek var mı?
Canımın içi, sen hangi şiirden kaçıp geldin yüreğimin ta orta yerine he?
Sol yanımın en güzel ağrısı iyi ki varsın.
Seni ben canımın içinde sakladım. Kalbimin ta derinliklerinde…
Seni özlemek üşümek gibidir soğuk bir akşamüstü yağmurun altında yürümek gibi sırılsıklam titreye titreye. Sıcak bir yer bulup sığınmak istersin ya hani öyle ihtiyacım var işte yüreğine sığınıp nefesinde ısınmaya.
Sen benim bakışına hasret kaldığım sesine özlemle bağlandığımsın. Özlemim hasretim bakmaya doyamadığımsın. Bahtıma doğanımsın. Olmazsa olmazımsın. Nefretim öfkem kinim sevincim umudum düşüm rüyam hayalim ama en çok ağlatan en çok kanatansın. Sen tarifi imkânsızımsın.
Ağzımın tadı yoksa hasta gibiysem, boğazıma düğümleniyorsa lokmalar, buluttan nem kapıyorsam, inan hep güzel gözlerinin hasretindendir.
Seviyorum seni çok seviyorum, bunu her yerde her an söylüyorum. Gurur duyuyorum gönlüme düşmenden, huzurluyum her dem seni düşlemekten. Sen benim sadece ilk görüşte değil her görüşte âşık olduğum ilk ve son aşkımsın.
Puslu sabahlarda kırağı tutan çiçek yapraklarında bir idam mangası karşısında nefes bile almadan sevdim seni. Öyle sevdim ki ölecek kadar çok sevdim.
Hasretim sana yar seni sevmem bir kızılcık çiçeğinin baharına dönmesi gibidir. Senin bakışların ömrümü uzatan bir iksir. Ve ben sevgili şimdiye kadar hiç kimsede hissetmediğim duyguları seninle yaşıyorum.
Öfkeni yapraklara yaz sonbaharda dökülsün, derdini rüzgâra yaz estikçe uzaklara götürsün, sevgimi kalbine yaz öldüğünde seninle gömülsün.
Tek başıma değilim. Ben ve ümitsiz aşkım var.
Kendime gelemiyorum, sana gelsem olur mu?
Aşk nasip işidir hesap işi değil! Aşk adayıştır arayış değil! Sen adanmışsan ve yanmışsan bu uğurda aşk seni bulmaya gelir. Mevlâna
Hayatta her şey sırayla; önce gözyaşlarını silersin, sonra da buna neden olanları.
Yanağında açan güle âşık oldu bu can.
Aşka uçarsan kanatların yanar. Aşka uçamazsan kanatların neye yarar? Aşka varınca kanadı kim arar? Aşkın açamadığı kapı, kanatlanıp uçamadığı yer mi var? Aşk, kanatlanıp uçmaktır ey yar!
Başka havalar getir bana içinde biraz bahar olsun biraz sen.
Tahir gibi sev mesela, özür dilerim daha önce gelemediğim için de.
Ey yar! Seninle ölmeye geldim. Ateşsen yanmaya yağmursan ıslanmaya soğuksan donmaya geldim. Mevlâna
Yağmurlu bir günde koşar sana gelirsem ıslak saçlarımı düzelt, başımı omuzuna yasla, ansızın dudaklarımı dudaklarıma değdir. Masum bir çocuk gibi konuşursam anla ki sana muhtacım; ver elini elime yalanda olsa bir kez seni seviyorum de…
Benim sadece sana ihtiyacım var. Sesine gözlerine mesajlarına gülüşlerine…
Seni hep seveceğim geçelim bunu.
Baharda toprağa düşen cemre gibi düştün yüreğime kırkikindi yağmurları gibi ıslattın düşlerimi o günden sonra hep kalbimde çiçek açtın ey sevgili.
İlla birini seveceksen tene değil cana değeceksin. İlla birini seveceksen dışını değil içini seveceksin. Gördüğünü herkes sever. Ama sen görmediklerini seveceksin sözde değil özde istiyorsan şayet tene değil cana değeceksin. Mevlâna
Seni yüreğime düşüren yer çekimi etkisini hiç kaybetmesin istiyorum.
Ağarsa saçların belin bükülse, birer birer hep dişlerin sökülse yine de taze fidan dalımsın sen benim.

Diğer Güzel Sözler Yazıları
1 Euro Kaç TL