Ece Temelkuran Sözleri

2026 yılında, birbirinden etkileyici Ece Temelkuran Sözleri ile sizlerleyiz. Bu Ece Temelkuran Sözleri sayesinde sevginizi kısa, anlamlı ve güzel sözlerle ifade edebilir, duygularınızı özel bir şekilde paylaşabilirsiniz. Bu sözleri sosyal medya hesaplarınızda paylaşarak sevdiklerinizden beğeni alabilirsiniz.




Ağzımın sözcükleriyle konuşuyordum, kalbiminkiler boğularak siniyordu.
Hayatı siz kuracaksınız. Nefesinizi üfleyeceksiniz. Hayat… Nefesinizin yettiği kadar.
Sakın, dedi kendine, korkma. Bir hafta önceydi, anlamıştı. İnsan çok yalnızken, bir tane daha kendinden doğuruyordu içinde, Korkma, desin diye.
Başka kadınların çaresizliklerine öfkelenen kadınlar muhakkak kendi çaresizliklerine öfkeleniyordur.
Acı, kendi kendine hikmet yumurtlamıyor.
İnanacaksın dediklerinde, hücrelerimin endoplazmik retikulumuna kadar inandım.
Ölümü hatırlamaz insan, hayatı hatırlar.
Herkes gülerken durup bir an bütün arkadaşlara bakıp “işte yaşamak bu” demiştim, yüzünü dağdan gelen suyu tutmak gibi.
Bu ülke merhametini lütfetmeden önce insana muhakkak diz çöktürür.
Tavşan boku gibi yaşamaktansa öl daha iyi!
Aşk, kadınlar yorulunca biter. Kadınlar bir adamı değil, bir mezarlığı terk eder.
Bir harfle öldürebilir bir insan bir insanı.
Bir acıda, bir sevinçte, bir kavgada, bir hikâyede erimek ister.
Bir erkek bir kadından ne zaman uzak duracağını bilmeli.
Kendi gözümden düşersem, bir daha ayağa kalkamam.
Nasıl kırıyorlar sonra bu kız çocuklarını? Nasıl kendilerine benzetiyorlar? Cinayet gibi.
Eğer ölümü anlamlandıran yaşadığımız sürece yaptıklarımızsa, pek şansım yok.
Başka türlü katlanamaz aslında kendine.
İnsan, her şeyi unutuyor da, en ihtiyacı olduğu zaman yanında olmayanı, aklını kaybetse unutmuyor.
Anlasana, biz yokuz aslında. Yani ellerimiz hiçbir zaman temiz olmadı. Yok yere topuklu ayakkabılar giymeyi öğrendik, kitaplar okuduk ve dolma sarma dersine çalıştık. Psikoloji ve sosyoloji okuduk ve bol bol sustuk.
Evlilik tatlı hanımefendi, porselen takımlarının desenlerine adamın yüzünden daha çok gördüğün bir münasebettir. Benim ise şükür ki , her zaman porselen takımlarından daha heyecanlı şeyler oldu hayatımda. Çin porselenlerinden daha desenli adamlar!
Bir insan bir insanda başka bir hayatın kapısını görünce âşık olur.
İhtiyarı da genci de ölüme aynı mesafede.
Artık konuşmayanları, öylece durup cevap vermeyenleri. Vazgeçmişleri ve taşra kasabalarında hiç konuşmadan kitapların ve oyuncakların arkasında iki büklüm oturan eski solcu kırtasiyecileri.
Bazı anlamlar, bazı yaşları bekliyor, sanırım.
Acı mühim değil, umut yoruyor insanı.
Amira, bize kadınları nasıl seveceğimizi anlatan bir kitap lazım. Yoksa hep böyle şapşal ve kavruk kalacağız. Bize kadınların nefesini genişletecek, o nefesin rüzgarına yelken açmamızı öğretecek bir kitap lazım. Yoksa ne kadar sevilsek tamir olmayız.
Bütün aşklar budur. Aşk, kadınlar yorulunca biter. Kadınlar bir adamı değil, bir mezarlığı terk eder.
Her şeyi görebilecek kadar yakında, günü gelince çekip gidebilecek kadar uzakta durmayı iyi bilirim.
Bir dua kırıntısı lütfet, benim kalbim ise senin için hep namazda.
Dilini bilmediğin bir yerde ağlamak fenadır. Çünkü seni, senin dilinde susturacak kimse yoktur.
Bakma sen söylediklerine, insan kendini feda etmek ister.
Öfke, yer yenilgiyle içimizde büyüyen cüzzamlı bir çocuk alara.
Hiçbir şey beklemediğini söyleyenler en çok bekleyenlerdir aslında.
Kurnazlığı zekâ zannedenlerin topraklarında nezaketiniz sizi aptal gösteriyor olabilir. Aldırmayalım.
Belki kafam patlayacak bir gün. Çünkü hiçbir şeyi unutmuyorum ben.
Kafamın içinde çok şey var anne. Kitap okuyunca geçer sadece.
Fakat sonuna kadar kırsan da zebanileri, giden bir melek geri gelir mi?
Anlıyorum. Fakat sonuna kadar kırsan da zebanileri, giden bir melek geri gelir mi?
Bana kalırsa, kendini de çok önemsiyorsun. Her yaşadığın zorluğu bu yüzden abartıyorsun. Sen merkezli bir dünyada elbette yalnız kalırsın.
Hayalinden daha eksik olma, beni utandırma. Gel.
Çünkü burada insanlar bir yanlışlık gibi ölüveriyor. Sen bir yanlışlık olamayacak kadar güzelsin.
İnsan çok yalnızken, bir tane daha kendinden doğuruyordu içinde; korkma desin diye.
İktidar, gücü zayıfladığı için şiddeti devreye koyar.
Çünkü bir erkek, bir kadının nefesi kadar.
Ölümü böyle iç cebinde sevgilinin resmi gibi taşıyan memleketler cenazeleri niye hep hazırlıksız karşılarlar? Bu iğrenç desenli, pis battaniyeler.
Ne yaparsan yap sadece bir hikâye kalıyor geriye.
İsyankâr iyiliğim, kötülük gibi geliyor kulağa.
Anlayacaksınız ki hayat sizin nefesinizde. Başka hiçbir yerde, hiçbir şeyde değil. Hayatı siz kuracaksınız. Nefesinizi üfleyeceksiniz. Hayat; nefesinizin yettiği kadar.
Herkes kendi günahını unutur; ama kimse alacağı intikamı unutmaz.
Bir şehrin açık hava çiçekçilerinin başına gece bekçilerinin dikilmesi , şehirde hala çiçek çalmayı düşünen insanların olduğunu gösterir.
İnsanların yüzlerindeki izlerle ilgili soru sormazsanız nezaket gösterdiğinizi değil, yüzlerini görmediğinizi düşünürler.
Benim ölüm ve acı üzerine şiirlerimi kim okumak isteyebilir ki? Ben, ne papatyaları anlatabiliyorum senin gibi, ne de devrimi, ben acıyla meşgulüm deniz. Anladın mı?

Diğer Güzel Sözler Yazıları
1 Euro Kaç TL