Efkarlı Sözler

2026 yılında, birbirinden etkileyici Efkarlı Sözler ile sizlerleyiz. Bu Efkarlı Sözler sayesinde sevginizi kısa, anlamlı ve güzel sözlerle ifade edebilir, duygularınızı özel bir şekilde paylaşabilirsiniz. Bu sözleri sosyal medya hesaplarınızda paylaşarak sevdiklerinizden beğeni alabilirsiniz.




Ey yar! Seninle ölmeye geldim. Ateşsen yanmaya, yağmursan ıslanmaya, soğuksan donmaya geldim.
Sahtekâr çıkarken dürüst sandıklarımız acı sözler etmiş arkamızdan ağzını balla kapattıklarımız. Hepsi mız mız… Kötü konuşmuş ardımızdan adını iyi andıklarımız kurtlanmış topladığımız fındıklarımız.
Bunca vefasızlıktan sonra bazılarının ederi kalmadı artık gönlümde. Kaça deseler hiçe sayarım.
Bazen doğru olanı yapmak için en çok istediklerimizden vazgeçmemiz gerekir. Hayallerimizden bile.
Görünürde bir kusurumuz olmasa da birader. Kalbimizin damarları arkasında müebbet yemiş hayaller.
Gecenin zifirisinde tozpembe hayallere dalmak aşkın en yalın hali olsa gerek.
Hiçbir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim.
Gönül yorgun düştüğünde, yürek dilsiz kalır.
Dönüp dolaşıp zurnanın zırt dediği yere geliyorum. Neyse bir zırt alayım sol kulağa.
Cesaret bir gaz pedalıdır ve korku da bir fren; hedefinize giderken ikisine de ihtiyacınız vardır.
Yolların uzaklığı fark etmezdi seven yürek için. Bahaneler üretiyorsa gel vazgeç. Değmez üzülmeye yalan bir sevda için.
Seni sevmeyene asla sabır gösterme! Çünkü sabrının adı yüzsüzlük fedakârlığın adı eziklik sevginin adı kişiliksizlik olur.
Düşme; düşünce sahili olmayan bir deniz olur dünya. Sığınacak bir liman bulamazsın.
Tek dileğim ne biliyor musun? Gözlerimi kapamış senli hayaller kurarken gözlerimi açtığımda yanımda olman.
Şurama batan diyor şair. Şurama batana özlem demeselerdi bıçak derdim.
Aslında söylediklerimden çok sakladıklarımda gizliyim. En iyisi anlamak için konuştuklarımdan çok sustuklarıma kulak verin.
İlk bakışta âşık oldun oldun adamım yoksa ikinci bakışta kimin ne mal olduğunu anlarsın.
Yüreğiyle gelmeyen bahanesiyle gelir.
En son utanacağın şey ağlamak olsun.
İnsan iki insanın yüzünü unutmaz; ihtiyaç anında yanında olanı zor zamanda yalnız bırakanı.
Her gün biraz daha artan sensizliğe kafa tuttum. Ama mutlu ol seni unutamadığım yerde kendimi unuttum.
Biliyorum imkânsızdı ama ben mucizelere çok inanmıştım. Yazık.
Ben yağmur yüklü bir bulutum kime çarpsam ağlarım.
Var bir canımın acısı içime atıp içimden atamadığım.
Bazen susmak gerekiyor acı dolu hayatı anlamak için.
Umut; insanın vazgeçemediği illüzyon. Aynı anda en büyük güç ve en büyük zayıflık kaynağınız.
Ömrünü verecekmiş gibi hayatınıza girenler ömrünüzü alır giderler.
Beni yıpratan hayatın kahpeliği değil, insanların sahteliği.
Bir zamanlar aklımdan çıkmayan sen şimdi geçmiş zamanda biri olarak anlattığım oldun.
Gönlüm deniz değil ki efkarım sahile vursun.
Etrafım çok kalabalık ama hepsi merhabalık.
Tutacak bir el bulamazsak bizde elimizi cebimize sokar yürürüz. Sıkıntı yok.
Ne gülünecek halime ağlıyorum ne de ağlanacak halime gülüyorum. Ne yaptığım belli değil beni bırakın siz devam edin.
Defolu şehirlerde ihraç fazlası kadınlarsa payına düşen senden önce öpülmüş dudaklarda sana dair cümleler aramayacaksın.
Ben sadece üzgün olmaktan bıktım. Bir süreliğine başka bir şey hissetmek istiyorum.
Ucuz insanların üzerine kurulan hayaller size pahalıya patlar.
Denize ilk kez giren çocuk masumiyetiyle seviyorum seni. Boğulacakmışım gibi.
Gülmek her zaman mutlu olmak için değildir. Bazen öyle gülmeler vardır ki; en büyük acıları gizlemek içindir.
Yazdıklarımı okuyabilecek milyonlarca insan varken onları yazarken ne hissettiğimi anlayabilecek bir tek sen varsın. Bırak öyle de kalsın.
Bugün yine efkârım var dokunmayın bana. Küçük bir çocuk gibi huysuz ve çekilmezliğim. Her şeyden herkesten hatta canımdan bezmişliğim var.
Söylesene bıraktığın düşü şimdi kim büyütecek?
Ona sor bakayım! Küstüğümü biliyor muymuş? Yoksa kendi kendime mi gelin güvey oluyormuşum!
Yolcu denmez her gidene herkes o yolun taraftarı olmayabilir. Hiçbir sürgün gittiği yolu sevmez mesela.
Hayat adanmak için değil yaşanmak içinmiş. Bunu sana adadığım hayatı mahvettiğinde anladım.
Sanki bir şeyleri unutamayacak kadar eskimiş içim!
Mutsuzluk mutluluktan daha yaygındır. Kabullenmesi zor ama böyledir.
Beni benden alan şarkılar yapmışlar ama seni oradan alıp buraya getireni hala yok.
Seni hala nasıl sevebildiğimi anlayamıyorlar. Uğraşmayın boşuna ben bile bilmiyorum diyorum.
Garibim namıma Kerem diyorlar, hastayım derdime verem diyorlar. Aslımı eller almış haram diyorlar Maraşlı Şeyhoğlu satılmışım ben.
Gece uyuyamayan insanların gündüze sığmayan acıları vardır.
Efkarın demir attığı liman yürektir.
Erkeklerin kalpleri yerine cüzdanlarında yaşayan kadınlar ruhları yerine kalçalarının okşanmasına razı olmak zorundadır.
Başkalarının hatalarından ders alın. İnsan bütün hataları kendi yapacak kadar uzun yaşamıyor.
Sevebiliyorum ama doğru insanı denk getiremiyorum.
Sustuğun anlar değil yutkunmak zorunda kaldığın anlar rahat bırakmaz.
Tespih gibi oldu acılarım çektikçe başa dönüyorum.
Özledim diyorsun mektubunda. Sadece kuru bir özledim mi yazdı yanık yüreğin.
Dökmeye niyetim yok içimi zaten zor sığdırdım!
Bazen doğruyu bilse bile yanlış anlamak ister insan.
Bir gün bir yerde tekrar karşılaşırsak eğer benimle yeniden tanış.
Bütün aşklar bir mucize olarak başlar ve çoğunlukla bir kâbus olarak sona erer.
Çok pahalısın ulan mutluluk.
Yüzümün hep gülüyor olması yorgun olmadığım anlamına gelmez.
Olmayacak insanlarla kalıbını aşan hayaller kuruyoruz. Ama unutuyoruz. Ağaçtan maşa aptaldan paşa olmaz.
Hayat: yaşayamadığımız belkiler yaşadığımız keşkeler ve içimizde tuttuğumuz neyselerden ibaret.
Ben küçükken sinekleri yakaladıktan sonra kanadını kopartıp suda boğan insandım. Tabi ki bana zararın dokunduğunda benden korkabilirsin.
Seni içimde yaşatmak için neleri öldürdüm bir bilsen.
Bilemezsin kim dost kim düşman. Bazen tuttuğun eldir seni arkadan vuran.
Kaç kadeh kırıldı sarhoş gönlümde. Ne yaptıysam seni unutamadım.
Kabullenmek kendi mezarına toprak atmak gibidir bazen.
Parlatıcıyla aydınlanmaz gelecek fön çekince düzelmez hayat ve fondötenle kapanmaz yaralar.
Bakma ağır başlı dik kafalı asi sözlü olduğuma. Sol yanımda hep garip bir çocuk ağlar benim.
Rengârenk hayallerimiz vardı ama kapkara hayatlarımız ağır bastı.
Yalnızım. Çünkü herhangi biriyle değil beklediğime değecek kişiyle devam etmeliyim bu yola. Can Yücel
Sonra geldin güldün papatya tarlası oldu çorak topraklar.
Ben umutlarımı boş kovanlara doldurdum. Acemidir aldığım nişanlar ben her aşkta kendim vurdum.
Gidecek yerin kalmadığında zoruna gider hayat.
Tenine dokunabilmek mi? Hâşâ! Gözüm göz menziline girsin yeter. Hadi düş düşlerime; tutmayana aşk olsun.
Bazen gözlerden yaş akmaz kalp ağlar sadece.
Gitsem ayrılık kalsam yalnızlık.
İkimizi bir kefene saralar, bir kabirde sır olalım sevdiğim.
Aklıma geldiğinde hala gözleri dolan bir insanım. Sen beni çoktan unutmuşsundur diyorsun.
Birini ne kadar çok seversen sev hayat onu senden o kadar uzaklaştırır.
Gittin mi büyük gideceksin ayrılık bile gurur duyacak seninle.
Her erkeğin göz bebeklerine gömülen bir kız vardır içinde olmayan ama efkârlanınca var olan.
Denize kıyısı var sanki yüreğimin hep serin hep rutubetli.

Diğer Güzel Sözler Yazıları
1 Euro Kaç TL