Hal Hatır Sorma Mesajları
Her ay olmasa da yılda bir kez herkeslerden uzak bir çay bahçesinde, bir bardak çay içimi zamanda, hâl hatır soralım seninle.
Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı var derler. Susamış birine verilen bir bardak suyun hiç hatırı yok mu?
Aslında kahvenin bir suçu yoktu, suç o kahveyi içip de hatır bilmeyenlerdi.
Kalbimi ve ruhumu vermemin bir yararı yok, çünkü sen zaten bunlara sahipsin. O yüzden sana bir ayna getirdim. Kendine bak ve beni hatırla.
Merak etme üzülmüyorum peşinden. Ki sen bana unuttum derken, senin kim olduğu hatırlamaya çalışıyordum ben.
Esrar çekmiş gözleri kanlı sigara içmiş kafası dumanlı kolun da 3 5 jilet yarası o da bi namerdin hatırası.
Hatırımızdan çıkaramadığımız kişiler daima aklımızdan daha yakındır.
Öğrenmek, eskiden bilinmiş bir şeyi yeniden hatırlamaktan başka bir şey değildir.
Her ayrılığın tokat gibi. Şamardan anlamaz bu kalp. Kaç kere öldüm hatırlamıyorum bile. Yalnızlık beni sallayamaz, düşer kalkarım.
Bir zamanlar her şeyim olan bir kadın, şimdi gözlerimden aksa da yaşlar artık el oldun. Geride bana kanal iki satırlık hüzün, iki satırlık hatır.
Topla hatıralarını ve defol kalbimden. Sevdiğim seni karalamaya hakkın yok.
Bana en sevgili olan kardeşim, kusurlarımı bana hediye eden hatırlatan kimsedir.
Oysa kahve içmişliğimiz de vardı bu ne hatır gönül bilmemezlik diyemedim. Orhan Veli Kanık
İyi insanlar hiçbir zaman hatırdan çıkmayan kişilerdir.
Sadece seni görünce hâl hatırını soran, hırsızlık yaparken yakalanan kişi kadar suçlu hisseder kendini.
Her zaman doğruyu söyle; ne dediğini hatırlamak zorunda kalmazsın.
İnsanın en çokta canını acıtan bugün hatırını kıramadıklarının, yarın hiç düşünmeden kalbini kırmalarıdır.
Hatırlanmak gül bahçesindeki bir gonca kadar güzelse, unutulmakta çalılıkta yetişen diken kadar acıdır.
Bilmem ki; karşılaşsak bile hatırlayabilir miyiz birbirimizi yeniden. İkimizde artık bir başkasıyken.
Bir tür kavuşmadır hatırlayış, unutuş bir özgürlük.
Belki bir sonbahar hatırlatır beni sana. Yapraklar koparken dalından bir bir, O apansız kopuşumuzu hatırlarsın.
Hatırlamak için bir hafızamız varken, unutmak için elimizde hiçbir şeyin olmaması; hayatın bize attığı en büyük kazıktır.
Minareden düşenin parçası bulunur da; gönülden düşenin parçası bulunmaz. Mevlâna
Gönül gözünle görürsen eğer, kelebeğe değil, tırtıla sevdalanırsın. Nazan Bekiroğlu
Dalından düşüp giden yaprak nasıl kurumaya mahkumsa hatırdan düşen insanda öyle unutulmaya mahkumdur.
Bazen öyle bir an gelir ki her şeye artık yeter dersin. İşte o noktadan sonra ne hatır kalır, ne de sabır.
Ufak bir hatırlatma, yara bandı kalbe yapışmıyor.
Gün olur elinizde kırık bir kalp, buruk bir acı ve birlikte içilen bir kahvenin hatırı kalır.
Keşke bir rüzgâr esseydim seni uzaktan da olsa görmek için, keşke bir yağmur bulutu olsaydım hep senin üstünde dolaşıp özlediğimde sana sağanak sağanak ulaşan, keşke bir hatırım olsaydı sende bir merhabalık.
Ben insanın diğer yüzünü görünce, ilkini hatırlamam.
Dünya, vazgeçenleri değil, azmedenleri hatırlar.
Sana bir kapı bıraktım giderken; açtıkça beni, kapatırken kendini hatırla.
Acılar iyidir bize geçmişin gerçek olduğunu hatırlatır.
Bazen gelecek günlerin hatırına geçmişin peşini bırakmalısın.
Seninle buluştuğum ilk günü hatırlıyorum. Hiçbir şey için bu kadar heyecanlanmamıştım.
Mutlu olmak istiyorsan gururu bırak. Gönüller almaya bak. Mevlâna
Garip değil mi? Hatıralar mutluluk vericidir, ama bazen hatırlamak; intihar sebebin bile olabilir.
Eğer birisi sana değer veriyorsa, yaptığın her şeyin hesabını sorar, değer vermiyorsa hal hatır bile sormaz.
Her şeyin hatırı vardır bizde; sevdiklerimizin, dostlarımızın, yediğimiz yemeklerin, yaptığımız muhabbetlerin, içtiğimiz kahvelerin. Hatır gönül bilmek ve dost olmak herkese nasip olmuyor.
Kahve sadece yalnızlık değildir Kahve dostluğun temelidir. Kırk yıllık bir hatırın hatırasıdır. Yeter ki sen dost olmayı bil, kahve dediğin beş dakikada hazır.
Bir iyiliği yapan değil, iyiliği gören hatırlamalıdır.
Herkes bir parçamı alıyor hatıra diye… Çöpçü çöpümü, dünya vaktimi ve ölüm beni.
Bir gönül yapmak gelmiyorsa elinden, bari bir gönül yıkılmasın dilinden. Mevlâna
Canım acır göz önümden gitmez hiç bir hatıra… Duygular haram biçimde parça parça ruhumda… Asır Mecazi
Hatır denilen duyguyu yıllar asla öldüremez. Yıllar geçse de hatırı olan hatırlanır.